23 Şubat 2012 Perşembe

Ihtimal

Ihtimali yok deriz ve o gün şakır şakır yağmur yağar. Bir ihtimal gelmeyecek deriz ama gelir. İhtimal bizi koruyan bir kelime. Ne olacağından emin olduğumuzu söyleriz ne de olmayacağından ve böylece sorumluluk ve daha çok güç bizden gider, başka birşeye hatta bilinmeyene yüklenir.

"Bunun gerçekleşme ihtimali nedir?" diye sorar endişeli bir şekilde ekrandaki anne. Polis ona "yüzde 90" der. Bu ne demektir? Yani biz neye dayalı olarak böyle birşeyi söyleriz? Bundan önce olmuş olma sıklığına bakar 1000 tane de 900 defa olmuşsa buna yüzde 90 ihtimal adını veririz. Ama bizim elimizde 1000 adet vardır sadece milyonların trilyonların içinde sadece 1000 ve o seçilen, rastgele gibi gözüken 1000 adetin bu trilyonu oluşturduğunu varsayarak %90 deriz. Kendimizi de biliyor ve doğru karar veriyor varsayarak. Bazen ne kadar çok yoruluyorum bunu fark ettiğimde, çünkü konuşmamız, yorum yapmamız ve ihtimaller üzerine biliyormuşuz gibi davranmamız aslında sadece bizim ne kadar küçük ve çaresiz varlıklar olduğumuzu hissettiriyor o anda. Belki de o yüzden topluluklar oluşturuyoruz, o trilyonları küçültüp ihtimalleri arttıracak küçük gruplar halinde yaşamak bize biliyormuşuz ve biraz da kontrol bizdeymiş duygusunu yaşattığı için...zil çaldı! 6 dakika bitti.

0 yorum:

Yorum Gönder